Roma'da, Tiber Nehri'nin kıyısına yakın bir yerde, uzaktan bakınca sıradan görünen bir tepe var: Monte Testaccio. Otuz beş metre yüksekliğinde, çevresi neredeyse bir kilometre. Ama toprağını kazdığınızda karşınıza kaya değil, kırık zeytinyağı amforaları çıkar. Bu tepe, zeytinyağında izlenebilirliğin iki bin yıl önce de var olduğunun kanıtı.
Monte Testaccio nedir?
Monte Testaccio, Roma döneminde kırılıp üst üste yığılan zeytinyağı amforalarından oluşan yapay bir tepedir. Adı da buradan gelir: Latince "testa", kırık çömlek parçası demektir. Bugün üzerinde ot bitmiş, eteklerine lokantalar açılmış.
Kaç zeytinyağı amforası var?
Kırıklar, Roma'nın zeytinyağı kaplarına ait. Her biri yaklaşık yetmiş litre alıyordu. Çoğu, bugünkü İspanya'nın güneyinden, Roma'nın Baetica dediği eyaletten gemilerle geliyordu.
- Tepedeki amfora sayısı: yaklaşık 53 milyon
- Taşıdıkları yağ: kabaca 6 milyar litre
- En yoğun dönemde tepeye atılan: yılda 130 bin amfora
Roma'da zeytinyağı ne için kullanılırdı?
Zeytinyağı o çağda yalnızca yemek değildi. Kandillerde yakıt, hamamlarda temizlik malzemesi, ilaçlarda ve kokularda ana maddeydi. Bir milyona yakın nüfuslu bir kentin günlük hayatı düzenli yağ akışına bağlıydı. Devlet bu akışı kendi eliyle örgütlüyor, yağı limana getirip depolara dağıtıyordu.
Zeytinyağı amforaları neden yeniden kullanılmadı?
Şarap ve tahıl amforaları çoğu zaman yıkanıp yeniden kullanılırdı. Yağ amforaları kullanılamadı, çünkü kil yağı emiyor, içeride kalan yağ zamanla acılaşıyordu. Kırıkları harca katmak da iyi sonuç vermiyordu.
Geriye tek çözüm kaldı: düzenli bir çöplük. Amforalar limanda boşaltılıyor, tepeye taşınıyor, kırılıyor ve teras teras diziliyordu. Koku yapmasın diye üzerlerine kireç serpiliyordu. Yani Monte Testaccio gelişigüzel bir yığın değil; planlanmış, yönetilmiş bir atık sahası. Kullanımı yüz yılı aşkın bir süre devam etti.
Amforaların üzerindeki etiketler
Tepeyi on dokuzuncu yüzyılda ilk kez sistemli biçimde inceleyen Alman arkeolog Heinrich Dressel, kırıkların üzerinde yazılar olduğunu fark etti. Bazıları kile basılmış damgalar, bazıları boyayla yazılmış notlardı. Kireç tabakası bu yazıları korumuştu.
Notlarda şunlar yer alıyordu:
- yağın ağırlığı,
- geldiği çiftlik,
- onu taşıyan tüccarın adı,
- tartıyı yapan görevlinin imzası.
Başka bir deyişle, iki bin yıl önce her zeytinyağı kabının bir künyesi vardı. İspanyol araştırmacılar bugün hâlâ bu yazıları okuyarak Roma ekonomisinin haritasını çıkarıyor.
Zeytinyağında izlenebilirlik: Bugün aynı soruyu soruyoruz
Biz bu kayıt düzenine bugün izlenebilirlik diyoruz. Soru değişmedi: Bu yağ nereden geldi, kim üretti, ne zaman sıkıldı?
İyi bir zeytinyağı bu sorulara açık cevap verebilmelidir. Bizim cevabımız belli: Attuda'nın eteklerinden, Trilye zeytini, erken hasat, soğuk sıkım. Analiz sonuçlarını da hasattan sonra attolive.com'da paylaşacağız.
Sık sorulan sorular
Monte Testaccio nerede?
Roma'da, Tiber Nehri'nin kıyısına yakın bir bölgede.
Monte Testaccio neden oluştu?
Zeytinyağı amforaları yağı emdiği için yeniden kullanılamıyordu; kırılıp düzenli biçimde üst üste yığıldı.
Zeytinyağında izlenebilirlik ne demek?
Yağın hangi zeytinden, nerede, kim tarafından ve ne zaman üretildiğinin kayıtlı ve gösterilebilir olması demektir.
ATTOLIVE'i tanıyın: Attuda'nın eteklerinden, Trilye çeşidi zeytinden, erken hasat ve soğuk sıkım. Antik Kentin Modern Lezzeti. → attolive.com
Kaynak: Monte Testaccio kazıları ve yazıt çalışmaları (H. Dressel; E. Rodríguez Almeida; J. Remesal Rodríguez).
Sana uygun yağı bul
Erken hasat, günlük sofra, hediye kutusu — üç soruluk eşleştirmeyle sana uygun şişeyi öner.
Eşleştirmeyi dene